Pantolonlu Bulut’tan

Pantolonlu Bulut’tan

(Giriş)

Pelteleşmiş beyninizde
kirden parlayan bir kanepede yan gelip yatmış bir uşak gibi
pinekleyen düşüncenizi
kanlı bir yürek parçasıyla tedirgin edeceğim,
dalga geçeceğim, geberesiye küstah ve zehir dilli

Tek bir ak saç yok ruhumda,
yaşlılığın mızmızlığı yok onda!
Dünyayı bozguna uğratarak sesimin gücüyle
yürüyorum - yakışıklı yirmi iki yaşında.

Mızmızlar!
Kemana yatırırsınız aşkı siz.
Kabalar, onu trampete yükler.
Fakat, tersyüz edebilir misiniz kendinizi benim gibi,
Öyle ki, dudaklar kalsın ortada, salt dudaklar!

Çık da gel konuk odasından
gel de bir adam tanı;
kibirli, patiskadan ve melek soylu memur karısı.

Sen ki dudaklar çevirirsin aynı kayıtsızlıkla,
bir aşçı kadın nasıl çevirirse yemek kitabının sayfalarını...

İster misiniz ten kudurtsun beni,
-ve gök gibi, renk değiştirerek ansızın-
ister misiniz öylesine yumuşayayım, sevecen olayım ki öylesine
hani, erkek değil de, pantolonlu bir bulut desinler bu!

İnanmıyorum çiçekli Nice diye bir yer olduğuna!
Benimle göklere çıkarılacaktır yeniden
hastane gibi bayatlamış erkekler,
ve atasözleri gibi yıpranmış kadınlar da..

Viladimir Mayakovski